AnasayfaHABERLER

Partiler sınıfta kaldı...

Avrupa Birliği'ne (AB) üye 25 ülke, genişlemeden sonraki ilk parlamento seçimi için 13 Haziran'da sandık başına gitmeye hazırlanıyor.
1 Mayıs tarihinden itibaren, AB'nin üye sayısı 15'ten 25'e çıktı. Bu genişleme doğal olarak, Avrupa Parlamentosu'nun (AP) oluşumuna da yansıyacak. Şimdiye kadar 626 parlamenterden oluşan AP, artık 732 üyeli olacak.
AB ülkelerinin parlamentoya göndereceği milletvekili sayısı ise ülke nüfusuna göre belirleniyor. Yeni ülkelerin katılımıyla, çoğu üye ülkelerin AP'ndaki temsiliyet oranı da azaldı. Çetin müzakereler sonucu AP içinde 99 milletvekili ile Almanya gücünü korurken, Fransa, İngiltere gibi diğer ülkelerde ise bu sayıda düşüş yaşandı. Daha önce 25 parlamenter gönderdiği AP'da Yunanistan, bundan böyle 24 milletvekili ile temsil edilecek.
En son AP 'nda çoğunluk, 232 sandalyeyle Hıristiyan Demokratlar'ı da içine alan sağ ve merkez sağ partilerin elindeydi. Sosyalistler 175, Yeşiller 44, liberel ve reformcu partiler de 52 sandalyeyle AP'nda temsil ediliyordu.
Genişlemenin ardından 300 milyon seçmene sahip olan AB'nin yeni parlamentosunda hangi siyasi görüşün galip geleceği, AP seçimlerine ilginin nasıl olacağı en çok konuşulan konuları oluşturuyor.
Genel seçimlerle karşılaştıracak olursak, AP seçimleri oldukça renksiz.
Batı Trakya'daki duruma gelince... AP seçimleri, yeni tartışmalara, azınlıkla siyasi partiler arasında yeniden "hesaplaşmalara" neden oldu diyebiliriz.
İktidar partisi YDP, aday listesinde hiçbir azınlık mensubuna yer vermedi. Özellikle İskeçe'de, 7 Mart seçimlerinde azınlık aleyhine gelişen siyasi tablo karşısında, YDP İskeçeli bir azınlık ferdini hatırı sayılır sırada aday listesine dahil etseydi, önemli bir adım atmış olacaktı.
İskeçe'de azınlığın temsiliyet hakkından mahrum bırakıldığı bir dönemde, azınlık politikasını yeniden gözden geçirdiği mesajları veren iktidar partisi, geçmişteki hatalarını telafi etme yönünde bir girişimde bulunmak istemedi.
Öte yandan, YDP'nin listesinin başına aşırı milliyetçi eğilimli Samaras'ı oturtması da, YDP'nin "değişim" imajını zedeledi.
Tabii ki, azınlıktan bir aday belirlemekle de bitmiyor iş. Önemli olan doğru adayın belirlenmesi. PASOK'un listesinde 13. sırada yer alan Muzaffer Kapza'nın adaylığına azınlıktan yoğun tepki geliyor. Enfiyecioğlu ile ilişki içerisinde bulunmakla suçlanan bu kişinin PASOK'un listesinde işi ne?
PASOK'un bu tercihi, özellikle Gümülcine'deki parti yerel yetkililerini sıkıntıya sokmuş görünüyor. Papandreu'nun sözkonusu kişi hakkında yeterince bilgilendirilmediğini ve PASOK'un azınlığa yönelik politikasında hiçbir şeyin değişmediğini iddia ediyorlar.
Tabii ki, böylesi ciddi işlerde bu tür açıklamalar, özürler geçerli değil.
Papandreu'nun bu tercihi, sebepleri her ne olursa olsun, azınlık içerisinde PASOK için yeni bir kan kaybı demektir.
Gelelim, listesinde 20. sırayı azınlığa ayıran Sinaspismos'a (aday Yusuf Ferhat). Eski milletvekili Mustafa Mustafa'nın adaylık konusunda ismi çok duyuldu. Hatta listeye girdiği, ancak kendi isteğiyle çıktığı siyasi kulislerde konuşuluyor.
Doğrusu, azınlığa aday listesinin son sıralarını ayırması Sinaspismos'a yakışmıyor. Hele hele bu partiye yıllarını vermiş M. Mustafa'ya 20. sıradaki aday olma teklifini götürmek!... Beklenen, sol eğilimli, yenilikçi bir partinin bu konuda daha hassas, daha duyarlı davranmasıydı...

25 yillik Avrupa Birligi üyesi ülkemiz Yunanistan’
Avrupa Parlementosu Seçimleri ve Azinliga Bakis Aç
Ziyaretci DefteriIrtibatArama