AnasayfaHABERLER

Gümülcine Müftüsü Türkiye`den yardım istiyor

Türkiye, azınlıklara tanınan özgürlüklerin ve azınlık denilen grupların
genişletilmesi için zorlama ve baskılarla uğraşırken, Yunanistan `azınlık`
yükümlülüklerini azaltmaya çalışıyor. Gümülcine müftüsü müdahale istiyor.

Türkiye, imzalamış olduğu uluslararası belgelerdeki "azınlıklarla`` ilgili
yükümlülüklerini yerine getirirken, bu konuda yatay ve dikey genişleme
talepleriyle karşılaşıyor. Türkiye, azınlıklara tanınan özgürlüklerin ve
azınlık olarak tanımlanan grupların genişletilmesi konusunda bitmek tükenmek
bilmeyen zorlamalar ve baskılarla uğraşırken komşu Yunanistan ``azınlıklar``
konusunda yükümlülüklerini azaltmaya ve bu grupları daha dar çerçevede
tanımlamaya devam ediyor. Gümülcine`nin Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif`le
Batı Trakya Türklerinin engellenen haklarını konuştuk:

- Seçilmiş müftü ile atanmış müftü ikiliğinin Batı Trakya Türkleri
açısından yarattığı sorunları anlatabilir misiniz?

İBRAHİM ŞERİF: Biz 1913 Atina antlaşması ile Yunanistan`da azınlık olarak
bırakılmışız. Bu azınlık toplumun bir idare sistemi olmalıydı ve bu dini
özerklik bırakmışlar. Dini özerkliğin temsilcisi ise müftüdür. Müftünün
bütün azınlığı temsil edebilmesi için seçimle iş başına gelmesi, milletin de
`kendi insanım` diyebilmesi gerekir. Aynı antlaşma ile müftülerin orada oy
kullanma yetkisi olan vatandaşlarca seçilmesi öngörülmüştü. Yine bu antlaşma
ile müftülerin görev ve yetkileri tespit edilmişti. Batı Trakya`daki
müftülük kavramı, Türkiye`deki müftülükle aynı anlama gelmiyor. Müftülüğün
Batı Trakya`da kadılık görevi var. Yani nikah kıyma, boşama, miras hukukunu
yapma, vasi tayin etme, nafaka tayini, vakıfları kontrol, eğitimi kontrol
gibi yetkileri var. Bunların hepsi müftünün elinde. Dolayısıyla bunları
kontrol eden en yüksek kişi müftü yani bir din adamı olunca, biz, dini özerk
sayılmışız orada. Ancak Yunanistan zamanla çıkardığı bazı kanunlarla,
yaptığı tepeden inme hareketlerle bizim dini özerkliğimizi elimizden alıp
bizi sade bir Yunan vatandaşı durumuna düşürmektedir. Biz de Yunanistan`a
bunun için itiraz etmekteyiz.

1985`te Gümülcine Müftüsü Mustafa Hüseyin Efendi`nin ve İskeçe Müftüsü
Mehmet Hilmi Efendi`nin vefatlarından sonra halk tarafından müftülük
seçiminin ilanı istendi ancak Yunanistan bu ilanı gerçekleştirmeyerek Yunan
vatandaşı birini müftü olarak atadı. Halk tarafından bu durumu protesto
etmek ve Yunan hükümetinin tayinlerini kabul etmediğimizi bildirmek için
camilerde müftü seçimine gittik. Aynı şekilde İskeçe`de de seçime gidildi.
Bunun neticesinde Gümülcine`de ben ve İskeçe`de Mehmet Emin Aga, halk
tarafından seçildiğimizi Yunan devletine bildirdik. Fakat devlet `bizim
müftüye ihtiyacımız yok` dedi ve bizim müftülüğümüzü onaylamadı. Gerek beni
gerekse Mehmet Emin Aga`yı makam gaspı gerekçesiyle kovuşturmaya tabi tuttu
ve bizi hapis cezasına çarptırdı. Bu hukuk mücadelesi tam 10 yıl sürdü. Ben
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurdum. Mahkeme beni haklı gördü ve
Yunanistan`ı bana 10.000 dolar ödemeye mahkum etti.

Yunanistan bu cezayı ödedi ancak beni makama tayin etmedi hatta mahkeme
neticeleninceye kadar benim her söylediğimi, her yaptığımı suç kabul ederek beni mahkum etti.

Bu hukuki mücadele sonucunda artık kovuşturma yapamadılar. Yapsalardı tekrar
mahkemeye başvuracaktık ve yine aynı karar çıkacaktı dolayısıyla bir kısır döngü yaşanacaktı.

Şu an biz kendimize seçilmiş müftüler diyoruz ancak makamlarımıza
oturamıyoruz. Şu an yaptığımız iş daha çok dinin sosyal yönleriyle ilgili.
Halk düğünlerde, cenazelerde bizimle oluyor, devlet işleri ile ilgili
konularda atanan müftüye gidiyorlar. Çünkü Yunanistan bizim devlet
yetkilerimizi kabul etmiyor.

- Türkler atanmış müftülerle işlemlerini onlarla zorunlu olarak mı yürütüyor?

İBRAHİM ŞERİF: İşlemler zorunlu olarak orada yapılıyor. Biz nikahlarımızı
müftülüklere kaydettiririz. Ben 1990`da müftü seçilmemden bu yana halka
müftülüklere gidilmemesi yönünde bir konuşma yapmadım. Çünkü o makamlar
bizim makamlarımız ve şu anda işgal altında.

Bir gün mutlaka bu düzelecektir ve o makamlara halkın istediği kişiler oturacaktır.

Dolayısıyla o makamlardan kopmamamız gerekir. Ancak bazı vatandaşlarımız
atanmış müftüyü protesto etmek için önce belediyede resmi nikah kıydırdıktan
sonra bana gelip imam nikahı yaptırıyorlar. Bizde belediyede kıyılan nikah
ile müftülükte kıyılan nikah arasında hiç fark yoktur.

Her ikisi de resmidir.

Batı Trakya Türkleri müftülüğe gitmeyerek evliliklerini kendi makamlarından,
öz makamlarımızdan geçirmeden belediyeye gitmiş oluyorlar. Acı ama gerçektir
ki Batı Trakya Türkleri aşağı tükürsem sakal yukarı tükürsem bıyık
kabilinden iki olay arasında sıkışmışlardır. Tabi bu olay yalnız hukuki bir
olay değildir. Bunun birde siyasi yönü vardır. İki ülke arasındaki son
zamanlarda oluşan yakınlaşmalar umut ediyoruz ki Batı Trakya Türklerine de
tesir edecektir. Hele Türkiye`nin AB`ye girmesi ile bu sorunlar tamamen çözülecektir.

Türkiye`nin emanetiyiz

- Görevinizi, makamınızı alabilmeniz için ne olması, ne yapılması gerekiyor?

İBRAHİM ŞERİF: Bu durum Türkiye-Yunanistan ilişkilerine bağlı. Ümit ediyorum
ki önümüzdeki zaman içinde ilişkiler daha iyi gelişecek ve demokratik
hakkımızı her şeyden önce insanlık hakkımızı yani azınlık haklarımızı elde
edeceğiz. Türkiye Yunanistan ilişkileri bozuldukça biz sıkıntıya düşüyoruz.
Biz iki ülke arasındaki dostluğun ilerlemesinden yanayız. Ancak bu ilişkiler
düzelirse biz de makamlarımıza sahip olabiliriz.

Biz Batı Trakya Türkleri kendiliğimizden orada kalmadık. Lozan antlaşması
ile Türkiye bizi Yunanistan`a emanet etti, Yunanistan da kabul etti. Bu
bakımdan iki ülke ilişkileri düzelirse bizim işimiz de düzelir diye düşünüyorum.

- Artı hakların verilmemesi Türk toplumunu nasıl etkiler?

İBRAHİM ŞERİF: Batı Trakya`da bugüne kadar öyle bir şey olmadı. Yunanistan
bizi ne kadar bastırmaya çalıştıysa biz birbirimize o kadar sarıldık.
Yunanistan bizi ne zaman rahat bıraktı biz de o zaman gevşedik. Bizim de
korkumuz bu. Azınlık insanı bu rahatlıkla Girit`e ya da başka bir yere memur
olarak gittiğinde kaybolur mu? Korkumuz budur.

Din adamı açığı büyüyor

- İmam ya da müftü olmak için nasıl bir eğitim alınması gerekiyor?

İBRAHİM ŞERİF: Medrese dediğimiz okullar 1967`ye kadar bizim elimizdeydi.
Dolayısıyla buradan mezun olanlar imam ve müftülük yapıyor. Ancak bu
kişilerin çoğu yaşlandı. Başka yerlerde ilahiyat eğitimi aldıktan sonra
Batı Trakya`ya dönen Batı Trakyalı gençler tarafından imam ve müftülükler
yürütülüyor. Ancak şartlar böyle devam ederse ilerde ciddi anlamda din adamı
sıkıntısı çekeceğiz. Çünkü Batı Trakya`da 300 kadar cami var ve bunlara din görevlileri gerekiyor.

- Yunanistan`daki Makedonların da azınlık olma konusunda bir talepleri var mı?

İBRAHİM ŞERİF: Makedonların Lozan gibi azınlık belirleme konusunda özel bir antlaşmaları yok.

Aramızda da farklılıklar var zaten. Ancak onların da bazı sorunları var.
Makedonların Gökkuşağı isimli partisi, Selanik`te bir kongre düzenlemek
istedi fakat fanatik Yunanlıların hücumuna uğradı. Yunanistan da bu konudaki
eksikliklerini biliyor.

- Karamanlis hükümetinin azınlıklarla ilgili sorunlara yumuşak
yaklaştığına
ilişkin yorumlar vardı, bunu hissettiniz mi?

İBRAHİM ŞERİF: Seçim döneminde Yeni Demokrasi Partisi Başkanı Karamanlis çok
şey söyledi ancak 6-7 ay geçmesine rağmen hiçbiri henüz gerçekleşmedi. Tabi süre tanıyalım dersek daha erken.

Türkiye Bize Müdahil Olmalı

- Patrikhane`nin son zamanlardaki faaliyetleri konusunda neler
düşünüyorsunuz?

İBRAHİM ŞERİF: Yunanlılar Kurtuluş Savaşına `Büyük Bozgun` diyor. 1923 Lozan
Antlaşması imzalanırken bizim Yunanistan`da kalmamızı Türkiye istemedi, Venizelos istedi.

Çünkü, Patrikhane`nin Türkiye`de kalabilmesi için Türk azınlığın da
Yunanistan`da kalması gerekiyordu ve Batı Trakya Türkleri Yunanistan`da
bırakıldı. Biz kendi isteğimizle kalmadık. Dolayısıyla Türkiye bize müdâhil olmalıdır.

Her devletin bir ideali vardır.Yunanistan`da kime sorarsanız sorun
Yunanistan`ın başkenti İstanbul derler ve Patrikhane`nin orada kalmasını
isterler. Ancak bunu istemeleri karşısında Türkiye ne yapar bilemiyorum?


ISKEÇE MERKEZ TÜRK ILKOKULUNA SALDIRI
MEHMET EMIN AGA HASTALANDI
Ziyaretci DefteriIrtibatArama