Avrupa Parlementosu Seçimleri ve Azınlığa Bakış Açısı
13 Haziran 2004 Pazar günü sandık başına gidiyoruz. Bu sefer 23 yıldır üyesi olduğumuz Avrupa Birliği'nin Parlamentosu için oy kullanacağız. Ülke seçmeni Yunanistan'ı Avrupa Birliği parlamentosunda temsil edecek 24 milletvekilini belirlemek üzere sandık başına gidecek. Bu seçimler tabii ki ilk defa yapılmıyor. Ancak bundan üç ay önce genel seçimlerin yapılmış olmasının da etkisiyle Avrupa Parlamentosu seçimlerine ilgi en alt seviyede bulunuyor. Hatta 13 Haziran seçimlerine katılımın çok az olacağını şimdiden söyleyenler çoğunlukta bulunuyor. Yukarıda belirttiğimiz hususlar Batı Trakya bölgesi için de geçerlidir. Daha doğrusu geçerliydi. Taa ki PASOK partisi 24 kişilik AB Parlamentosu aday listesine azınlık mensubu bir kişiyi alana dek. PASOK partisi SÖPA mezunu ve daha sonra hukuk fakültesini bitiren Muzaffer Kapza'yı 13. sıradan aday gösterdi. Batı Trakya Türk azınlığının Türk milli kimliğinin inkar edilmesi politikası bugün hala devam ediyor. Bu politikanın yanısıra, Batı Trakya Türk azınlığını bölmeye yönelik çalışmalar ve faaliyetler de geçmişte olduğu gibi bugün de sürüyor. Bölgemizde birçok kişinin hatta kurumun Türk azınlığı bölüp parçalara ayırma politikasını kendine görev edindiğini gözlemliyoruz. Bu çevreler suni tanımlamalar ve yoktan var edilen argümanlarla azınlığı milli açıdan bölmeyi kendilerine misyon edinmişler. Bu çevreler arasında bölgemizin bazı siyasetçileri, işadamları, kültür adamlarının olduğu herkesin malümatıdır. İşte bu faaliyetlerin bir benzerine de PASOK partisinin bugünkü Avrupa Parlamentosu adayı Muzaffer Kapza alet edilmiştir. Bu ve benzeri çalışmaların hangi amaçla yapıldığını, bu amaç için ne kadar paralar harcandığını azınlık artık çok iyi biliyor. Muzaffer yaptığı yazılı bir açıklamada bu ve buna benzer faaliyetlerin Türk azınlığın görüşleriyle ters düştüğünü gördüğü için daha sonraları bu çalışmalardan uzaklaştığını belirtiyor. Yani bir noktada azınlığın başına çorap örmeye çalışan çevrelerin varlığı ve bunların çalışmaları bir kez daha kanıtlanmış oluyor. PASOK partisi son derece yanlış bir tercih yapmıştır. Türk - Yunan dostluğunun en önemli mimarlarından ve azınlığa "milli sorun ve milli tehlike" gözlükleriyle bakmadığına inandığımız Yorgo Papandreu'nun, parti başkanı olarak nasıl böyle bir seçim yaptığını anlamak gerçekten mümkün değil. Batı Trakya Türk toplumu büyük bir hayal kırıklığı yaşamaktadır. Azınlık toplumu devletten, devlet kurumlarından, siyasi partilerden, ayırımcı politikaların yaratmış olduğu güvensizlik duygusunu ortadan kaldıracak ve azınlığın devlete olan güvenini arttıracak yaklaşımlar ve uygulamalar beklerken, karşımıza bambaşka şeyler çıkıyor. Biz, azınlık toplumuna olan bakış açısının değişeceğine inanırken, anavatan Türkiye ile vatan Yunanistan arasında siyasi ve ekonomik ilişkilerin sürekli geliştiği bir ortamda azınlığın da bu güzel ortamdan payını alacağını ümit ederken, hak etmediğimiz bir muameleyle karşı karşıya kalıyoruz. Batı Trakya Avrupa Birliği'nin ekonomik ve kültürel olarak en geri kalmış bölgesi olmasa dahi en geri kalmış bölgeler arasındadır. Batı Trakya aynı zamanda 70 milyonluk bir Türkiye pazarına açılan kapısıdır. Batı Trakya aynı zamanda Avrupa Birliği'nin bundan sonraki büyük genişlemesinin yapılacağı ülkelerin tümüne sınır veya yakın olan bölgedir. Batı Trakya iki kültürün asırlarca barış içinde yaşadığı bölgedir. Bunun için de azınlığın beklentileri son derece önemlidir. Avrupa Parlamentosu seçimlerinde PASOK son derece yanlış bir seçim yaparak, Yeni Demokrasi partisi ise azınlığı dikkate bile almadan, büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştır. Ülkemizin iki büyük partisinin de azınlığa bakış açısının değişmediğini ve bu bakış açısını, 2004 yılında bile azınlığa "milli sorun" gözüyle bakan kişi ve çevrelerin etkilediğini hatta belirlediğini görmek çok üzücü. 13 Haziran seçimleri azınlık politikasının kanıtlanacağı bir fırsat iken, bu fırsat yitirilmiştir. Hem de büyük bir hayal kırıklığı yaratarak yitirilmiştir. Bu durum hem bölgemizin geleceği açısından üzücü, hem de demokrasi açısından üzücü. |