"AB Anayasası, AB Vatandaşlığı ve Azınlıklar" paneli.
"Avrupa Anayasası, Avrupa Vatandaşlığı, Azınlıklar" konulu panel 24 Mayıs Pazartesi akşamı Gümülcine İşçi Merkezi'nde düzenlendi. Gazeteci Stamatis Sakellion'un yönettiği panele Rodop - Evros valisi Hristos Hacopulos, anayasa profesörü Andonis Manitakis ve Pantio üniversitesi öğretim üyesi Dimitris Hristopulos konuşmacı olarak katıldı. Rodop - Evros valisi Hristos Hacopulos konuşmasında Avrupa Parlamentosu seçimlerinin yaklaştığı bir dönemde Avrupa'nın tartışılması gerektiğini söyledi. Avrupa Birliği'nin ekonomik alanda birçok başarıyı elde ettiğini belirten Hacopulos "AB sadece ekonomik alanda değil, siyasi alanda da başarılı olmak durumunda. Ortak dış politika, ortak savunma gibi konulara önem verilmelidir. Bu aynı zamanda A.B.D'nin dünyadaki tek yanlı müdahalelerine de bir cevap niteliği taşıyacaktır." dedi. Anayasa profesörü Andonis Manitakis de Avrupa'nın birleşmesi için ulus - devletlerin aşılmasının gerektiğini vurguladı. Tek Avrupa için milli çıkarların, Avrupa'nın çıkarlarının önüne geçmemesi gerektiğini ifade eden Manitakis bunun mümkün olamayacağını öne sürdü. Manitakis şöyle devam etti: "Ortak Avrupa'nın zorluklarını anlamanız lazım. Birçok ülke kendi çıkarlarını ön planda tutuyor. Milli çıkarlar üzerine ortak Avrupa kurulmaz. Hazırlanan anayasa, tam bir anayasa değildir. Bir antlaşmadır. Çünkü anayasa olması için halkın isteği, halkın talebi olması gerekir. AB hala ülkeler birliğidir. Avrupa'da federal bir yapı olabileceğine ben inanmıyorum. Bunu savunanlar da Avrupa tarihini gözardı ediyor demektir. Hazırlanan anayasa taslağı Avrupa vatandaşlığını getiriyor fakat yeni bir şey getirmiyor." Paneldeki üçüncü konuşması Dimitris Hristopulos da konuşmasında Avrupa Birliği'nin günümüzde sadece taahhütlerde bulunduğunu belirterek, ekonomik birleşmenin, siyasi ve sosyal birleşmeden yoksun kalması durumunda sakat bir birleşme olacağını söyledi. Avrupa vatandaşlığı olgusunun yeni bir kavram getirmediğini savunan Hristopulos, Avrupa'da daha önceki yıllarda hakim olan komünizm korkusunun yerini çok büyük bir İslam fobisinin aldığını kaydetti. |